BORDANADAM

şol gökleri kaldıranın donatarak dolduranın ol!deyince olduranın doksan dokuz adı ile…

Archive for the ‘DÜNYAYI KURTARAN ADAM’ Category

DÜNYAYI KURTARAN ADAM REPLİKLERİ

Posted by BÖÖ Aralık 3, 2006

künye:
yönetmen: çetin inanç
senaryo: cüneyt arkın
oyuncular: cüneyt arkın, aytekin akkaya
yapım yılı: 1982

hemen hemen tüm diyaloglar:

/sinyalizasyon:
c: cüneyt arkın, s: sihirbaz, a: aytekin akkaya,
“”: anlatıcı, b: bilgin, f: figürasyon, r: robot, ç: çocuk, *: klasik
replik,

“insanoğlunun ilk uzaya açılıp aya gitmesiyle uzay çağı başlar. uzay
çağı dünyalılar için bir ilerleme çağıdır; binlerce yıl böyle yaşamışlardır.

uzay çağı geçmiş, zaman
ve yaşam galaksi çağına ulaşmıştır. yüzbinlerce yıl geride kalmış, dünya
ve gezegenler sistemi uzayda galaksi sistemine dönüşmüştür. medeniyetler,
tarihler geride kalmış, insanlar ilk çağlardaki gibi basit yaşamla yetinmeye
başlamışlardı. ve bütün güçleriyle ölümsüzlüğü bulmak, devamlı yaşamı
sağlamak için amansız bir çalışma ve mücadeleye girişmişlerdi. bu çağlarda
dünya milletleri, medeniyetleri, ırkları, dinleri ayrı devletler halinden
çıkıp tek bir varlık haline geldiler. tek bir dünyalının yayışları ve
kavimleri galaksi çağının dünya insanlarını meydana getiriyordu.

dünya çılgın bir nükleer
silahlanmanın sonucu olarak yokolma tehlikesiyle karşı karşıya gelmişti.
dünya bu gibi tehlikeleri bir kaç kez geçirmiş, hiçbir kuvvet dünyayı
yok edememiş fakat dünya bazı zamanlarda parçalara ayrılmış, dünyadan
kopan parçalar uzayda meteor taşları haline gelmişti.

bazı gezegenlerde hayat
devam etmekte, yaşam sürmekteydi. ama nükleer savaş çok hızlanmıştı.
hükmetmek, daha güçlüolmak için bu güzel, mutlu dünya delice parçalanırken
birden gizli ve çok güçlü bir düşmanla karşı karşıya kalındı.

beş milyar yıl önce
ışın ve enrjiden madde haline gelen dünyamız galaksi çağında lazer ışınlarının
etkisiyle toz bulutları haline gelip parçalanmaktadır.

bu düşman kimdi?
hangi galaksideydi?

bütün dünyalılar bu
tehlikeye karşı tek bir silah kullandılar: insan beyin gücü ve iradesiyle
birleştirilmiş bir tabakayla karşı koymaya başladılar.

insan beyin moleküllerinin
sıkıştırılmasıyla oluşturulan bir tabaka dünyayı koruyordu. dünya her
saldırı karşısında toz bulutu haline gelmekte, önündeki koruyucu kalkanın
arkasına sığınmaktaydı.

bu kalkanı delecek tek
güç insan beyni ve iradesiyle yaratılacak bir silahtı. ama gerçekte
galakside bulunan dünya düşmanları silahları ne kadar güçlü olursa olsun,
beyinleri yoktu. *dünya ve insanın değeri sonsuzlukta en büyük silahtı.

dünyalılar bu bilinmeyen
düşmanı aramaya başladılar. ama ne yazık ki gönderilen hiçbir savaşcı
geri dönmedi.

dünyalılar toplandılar,
kavimler biraraya gelip çare aradılar. tek çare düşmanı bulup savaşmaktı.
en güçlü, en büyük iki türk savaşçısı ve diğer dünyalılar uzaya açılıp,
bilinmeyen düşmana savaş ilan ettiler.

bazı dünyalılar bu savaşa
katılmadılar. fakat hayal güçlerini gerçek ve mantıkla birleştiren her
insan bu savaşa katılıp kazanmak azmindeydi.”

s: dünyayı
en zayıf anında yakaladık ve artık ele geçirmemiz çok kolay! yalnız
hala dayanıyorlar bunu anlamıyorum. anladığım, insan beyninin gücü bu!
eğer bir insan beyni ele geçirirsem dünyayı elde edebilirim. dünyaya
hücum etme zamanı geldi. savaş gemileri saldırı emrimi bekleyin!


*yükseliyorum. (kaykılıyorum?)

c: merkeze
duyuru: yükseliyorum.
a: ben de yükseliyorum murat.


inişe geçiyorum (eğiliyorum?)

c: dikkatli
ol yaklaşıyorlar.
a: inişe geçiyorum.

s: dünyayı
koruyan o tabakayı delmeliyiz. dünyayı yok edin!
s: dünyalılar sanki sihir kullanıyor.

c: bitmiyorlar
bir türlü. kalabalık gelyorlar, üstlerine gidelim!

c: bize
bu yaraşır! uzay hızını aşmalıyız, gelenleri karşılamaya hazır ol!
a: bu gelenler çok suratsız, mini etekli bir kaç kız gelse iyi olurdu.

s: onlar,
beyinlerini bir enerji gibi kullanmasını öğrenmişler. eğer
bir
insan beyni ele geçirirsem, dünyayı da ele geçiririm.

c: *bilinmeyen bir güç
bizi kendine çekiyor! bilemiyorum bu gücün ne olduğunu! çok tehlikeli
bir durumdayız, dikkatli olmamız lazım!

s: *sana ulaşamamak,
kaybetmek değildir dünya…

c: tayfun 2 cevap ver!
tayfun 2!


*süper dini gönderme: insanın yaradılışı…

c: neredeyiz biz?
a: bilmiyorum.
c: nerede olduğumuzu mutlak öğrenmemiz gerek yoksa burda açlık ve susuzluktan
ölürüz.


bu soru 11 eylül saldırıları sonrası
pentagon için de sorulmuştu:
“düştüğü söylenen uçak nerede?”

a: ölü gibi yorgunum,
biraz dinlenelim.
c: onların da istedikleri bu, yere düştük mü, işimiz tamam.

a: korktuğumu söylersem
beni ayıplar mısın?
c: *kork, ama belli etme.
a: neden?
c: belki de yalnız kadınların yaşadığı gezegene düştük. hangimiz daha
cesuruz diye bizi deniyor olabilirler.
a: öyleyse ben önden gidiyorum.
c: yalnız, göğsünü şişirmeyi unutma.

– “burada bütün medeniyetlerin,
çağların, milletlerin, belgelerini gördüler. demek ki önüne geçilemez
bir güç ve düşmanla, milyonlarca yıl önce onlar da karşılaşmışlardı.
ama son ne olmuştu?”

a: büyük bir savaştı.
bir patlama ve sonrasını hatırlamıyorum. nasıl düştük buraya? gemimiz,
silahımız hiçbir şeyimiz kalmadı.
c: buraya düşmedik, düşürdüler! bizi gizli bir kuvvet çekiyor kendine
dedim sana. evet, işte geldik. ama sonumuz meçhul.

– “onların kötülüğün
ve ölümün işareti olarak çizdikleri bu resimler, günümüzün nükleer silahlarına
çok benziyordu. onlar, o en gelişmiş atom çağını yaşadılar. belki de
bir atom savaşıyla yok oldular. acaba şimdi de bu nükleer savaşla dünya
gene mi yok olacaktı?”

a: söylediklerin
doğru olabilir mi?
c: ne?
a: yalnız kadınların olduğu bir gezegen ha?
c: neden olmasın?
a: eee bir de müziğimiz ve bir şişe şampanyamız olsaydı…
c: o hiç bir kadının dayanamadığı meşhur ıslığına başla bakalım.

c: ıslığı
yanlış çaldın.
a: niye?
c: kadın yerine iskeletler geldi.

 

 

 

y: bööööaaaaaaağ

a: bunlar
da kim?
c: dünyadaki sevgililerin değil herhalde.

a: galiba
yakalandık
c: çok zekisin. zekana hayranım.

r: kazanırsanız
hayatınız bağışlanır. bu – bir – ölüm oyunudur. kaybedenler, siz öldükçe,
efendimiz memnun olur. kanlarınız sevinç ve gençlik getirir efendimize.
dövüşe hazır olun!

c: galiba
bir sirke geldik.
a: kötü bir rüya görüyorum. uyanmak istiyorum.
c: korkarım bizi, ninnisiz, sonsuza kadar uyutacakları bir yere götürüyorlar.

s: güçsüzler
ölüyor. galEksi çağı benim ölümsüzlük çağımdır.

ç: beeeeeeeaaaaaaaaaaaa

c: daha ne
bekliyoruz?
a: ne istiyorsan yapalım.
c: haksızlığa karşı savaş!

r: alfa,
beta, … (ne diyor anlayamadım tam)
s: insanlaaar… beklediğim insanlar. insanlaaar… insanlaaar… insanlaaaar…
insanlaaaaar…
s: geri gelecekler. beni görmek istekleri onları geri getirecektir.

ç: bu taraftan
efendim. çabuk olun, içeri girin.

c: bir şeyden
korkuyorlar.
a: ama bize iyi davranıyorlar.
c: senin yakışıklılığına yazık olsun istemediler.
a: biraz ciddi olamaz mısın?
c: dünyamızı yok etme raddesine gelen atom savaşı neden çıktı biliyor
musun?
a: neden?
c: insanlar çok ciddiydiler. fazlası can sıkar. biraz gülmesini bilselerdi,
savaş yerine barışı seçerlerdi.

a: *öyleyse
biraz güleyim, şu cehennem cennete dönüşsün. aha.. ahaha… ahahahhahah…
e hiç bir şey değişmedi.
c: değişecek. şimdi çekiniyorlar. bizden emin olunca temas kuracaklar.

f: içerdeler
efendim.
b: eğer bu iki dünyalı sihirbazın bize karşı yarattığı bir hile değilse,
kurtuluşumuz olabilir. gidelim!

c: kimsin
sen?
b: bir ihtiyar. yaşlı, inançlı bir bilgin. gördüklerinizi göreceklerinize
katın. uzayın sırrı buradadır. sen silah taşırsın ben bilgi. benzeriz
birbirimize, çünkü insanız. aradığınızı buldunuz mu?
c: ne aradığımızı biliyor musun?
b: evet. çok gelişmiş bir tekniğin makineleşmiş insanlarıydınız. çünkü
bu gezegende tarihinizi, atalarınızın mutlu uygarlığını buldunuz.
a: evet. o izlere rastladık.
c: ama onların medeniyeti bizimkinden çok daha üstündür.
b: ve onlar bu medeniyeti, tekniği, birbirlerini yok etmek için değil,
tüm insanların mutluluğu için kullanıyorlardı. inançları, umutları vardı.
ve hepsi kardeştiler. çünk hepsi aynı kabileden gelmişti: 13. kabile!

s: seni
unutmadım dünya. şimdi ben senden şanslıyım. 1000 uzay yılı seni yok
etmek için bekledim. sen beni bulamazsın ama ben seni her an bulurm.
çok kısa bir zaman sonra benimsin dünya… işte karşımdasın.
yok olacakasın! yok olacaksın! yok olacaksın!

a: beklemek
korkunç bi şiy! ne olacaksa olsun!
c: asıl neyin olacağını bilmemiz gerek..
a: bunu nasıl bileceğiz?
c: anlıycaazz.. gel benle!


(mağaraların içinde canavar avı)


(gölge oyunlarından faydalanınca gerilim nasıl da artıyor..
postal giyen bir canavar..)


(büüüeeeee… mumyalar..)


(tedaviden önce)


(tedavi)


(tedaviden sonra)


(idman bölümü..)


(filmin koptuğu anlardan biri.. sayalım: 4)


(3)


iikiiiiiiii


biiiiir! çotaaaaa!
bambaşkaymış.. videosunu koymak lazım..


(aroma terapi)

ç: kiyaaayt..
heyaaa..
c: unutma sen insansın. insan kuvvetini daime kötüleri yok etmek için
kullanmalı..


(osmanlı tokadı egzersizi)


(işte olayın koptuğu anlardan bir diğeri)


(hele loy loy!)


(buraya dikkat)


(çotaaa)


vay vay vay…

a: oooy..
karnım da bir acıktı ki..
ç: yemek hazır! ablam hazırladı..
a: ne yemeği?
ç: böcek kızartması, yılan haşlaması..
a: ayy ben yemem!
c: hooo, olur mu hiç? yemezsen yakışıklılığın bozulur..

powered by performancing firefox

KAYNAK:http://www.geocities.com/skkdmag

Reklamlar

Posted in DÜNYAYI KURTARAN ADAM | Leave a Comment »