BORDANADAM

şol gökleri kaldıranın donatarak dolduranın ol!deyince olduranın doksan dokuz adı ile…

SATÜRN ÜN GİZEMİ

Posted by BÖÖ Aralık 2, 2006

Yağmur ancak bin yılda bir, sıvı metan
sağanağı halinde yağıyor. Yoğun zehirli atmosfer, güneşi perdeleyip
gökyüzünü sonsuza dek tan vaktinin renklerine boyuyor. Sıcaklık –her
türlü yaşam formu için ölümcül tehlike anlamına gelebilecek bir
düzeyde- sıfırın altında 179ºC. Ve puslu atmosferin dışında devasa
büyüklükte görünen halkalı gezegen Satürn asılı duruyor.

Ama yine de burası, yani Satürn’ün en büyük uydusu Titan, ürkütücü
bir biçimde dünyamıza benziyor. Hawaii Üniversitesi Astronomi
Enstitüsü’nden Tobias Owen, “Titan, Peter Pan’ın Düşler Ülkesi” diyor.
“Dünya benzeri bir gezegene dönüşebilmek için her türlü madde ve
elemente sahip, ama hiçbir zaman gelişme olanağı bulamamış.” Yoğun
atmosferi, hidrokarbon sisiyle kaplı. Ender yaşanan metan musonları
hızla, Titan’ın alçak tepelerinde derin kanallar açan ve geniş çamur
düzlüklerine akan nehirler oluşturuyor. Dünya’da olduğu gibi Titan’da
da yer hareketleri ile yarı erimiş su ve amonyaktan oluşan lav benzeri
bir karışım püskürten yavaş ve soğuk bir tür volkanizma olabilir.
Hepsinden ilginci de, Titan’ın hafif rüzgârlarının organik moleküller
açısından zengin karışımlar taşıması.

Owen ve gezegenbilimci meslektaşları, Titan’ı zihinlerinde
canlandırmaya alışkın. Artık uzaktan kumanda aracılığıyla da olsa onu
ziyaret edebiliyorlar. Geçtiğimiz iki buçuk yıl boyunca, Cassini adlı
uzay aracı Satürn’ün uydu ve halkalarıyla sıkı fıkı oldu ve gözlerini
bu dev gezegene dikti. Hatta Satürn’e ulaşmasının hemen ardından, Huygens adı verilen daha küçük ikinci bir aracı Titan’ın yüzeyine indirdi.

Titan’la, zamanda geriye doğru yapılan bir yolculuk niteliğindeki bu
buluşma, dönüm noktasıydı. İç bölümlerindeki egzotik metalik
hidrojenden, halkalarındaki milyonlarca küçük taş parçasına; buzdan bir
küreyi andıran Phoebe’den, gayzerler barındıran Enceladus’a -farklı
sıcaklıklara ve karakteristik özelliklere sahip uydularına- kadar
Satürn 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin nasıl meydana geldiği ve
yaşamın nasıl ortaya çıktığına ilişkin ipuçları barındırıyor. NASA Ames
Araştırma Merkezi’nden gezegenbilimci Jeff Cuzzi, “Satürn ve
maiyetindekiler, Güneş Sistemi’nin yapısı ve evrim hakkında -büyük
ölçekte- ilk elden bilgi veriyor” diyor.

KAYNAK:NATİONAL GEOGRAPHİC

powered by performancing firefox

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: